Bilgisayar Oyun Web Internet Güncel Bilişim Haberleri

Bilgisayar, oyun dünyası, web sayfaları ve internet teknolojileri üzerine en güncel bilişim haberleri.

  • Internet Society (IS), 1992′de kurulan ve amacı internet ile ilgili gelişimler, yeni çalışmalar için bir nevi yol göstericilik olan, kar amacı gütmeyen (non-profit) bir kuruluştur. IS, Internet ile ilgili teknik çalışmaları yönlendiren ve denetleyen Internet Architecture Board (IAB)’un çalışmalarını destekler. IAB’nin aktivitelerinden bir diğeri de, TCP/IP konusunda çalışmalar yapan Internet Engineering Task Force (IETF) tır. IAB’nin diğer aktiviteleri arasında, Ağ Teknolojileri ile ilgili çalışmalar yapan Internet Research Task Force; IP adreslerinin verilmesi ile ilgili çalışmalar yapan Internet Assigned Numbers Authority; ve DNS ile ilgili konularda çalışan Internet Registary grubu gösterilebilir.

    Yorum YAZ!
  • Gönderebilirsiniz. Bir kısmı bedava, bir kısmı ise ticari çalışan bir çok servis, bilgisayarınızda hazırladığınız bir dökümanı, bazı geçiş noktası bilgisayarlar (faks servisleri) üzerinden istediğiniz kişiye iletebilir. Bu servislerin en eskisi ve en çok kullanılanlarından birisi TPC INT’dir. http://www.tpc.int adresinden gerekli bilgilere ulaşılabilir.

    Yorum YAZ!
  • Proxy servisi, internet üzerindeki yerel bir ağ (ya da internete bağlı bir bilgisayar) ile, dış dünya arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yardımcı geçiş (gateway) sistemidir. İki amaç için kullanılabilirler :

    1. Bir proxy servisi (sunucusu), sizin adınıza (proxy’nin kelime anlamı VEKİL’dir) sizden aldığı “internet’ten bilgi alma” isteklerini yürütür ve sonucu yine size iletir. Ancak, aynı anda, bu bilgilerin bir kopyası da (cache),bu proxy sunucusu üzerinde tutulur ve bir dahaki erişimde kullanıcının istediği bilgiler doğrudan ilgili siteden değil de, proxy servisinden gelir; dolayısıyla, iletişim daha hızlı olur. Internet’e erişim için mutlaka bir proxy servisine ihtiyaç yoktur, ancak, size en yakın bir servis noktasındaki proxy servisini kullanmanız, internet erişiminizi birhayli hızlandıracaktır. Özellikle evinizden modemle internete erişiyorsanız, proxy servislerini kullanmanız performansınızı arttırır. Çünkü, istediğiniz bilgileri, dış bağlantı hızı daha fazla olan proxy bilgisayarı sizin adınıza alır, siz de kişisel bağlantınızla bu bilgilere daha hızlı erişmiş olursunuz.
    2. Firewall-güvenlik sistemlerinin kullanıldığı yerlerde, kullanıcıları çıkışları tek bir makine üzerinden olabilir. Bu durumda proxy servis makinesi sadece bir aracı olarak çalışır.

    Proxy servisi kullanmanın avantajı çoktur. Herhangi bir siteden istediğiniz bir bilgi (web sayfası, ftp dökumanı vb) eğer kullandığınız proxy servisinde henüz depolanmamışsa, bu bilginin olduğu siteden alınır ve size iletilir. Ancak, daha sonra başka bir kullanıcı (ya da siz) aynı dökümanı/bilgiyi istediğinizde, ilgili döküman/bilgi proxy servisinde depolandığı (cache) için, doğrudan oradan size iletilir ve erişiminiz de çok daha hızlı olur.

    Proxy servisleri, uluslararası internet bağlantılarındaki yoğunluğu azaltmak, erişimleri hızlandırmak ve ağı daha etkin kullanmak için çok yararlı araçlardır.

    En popüler proxy servisleri, Web (http), FTP, Gopher ve Wais internet araçları için tanımlıdır. Web için proxy tanımlaması ve kullanımı 6. Bölüm’de kısaca anlatılmıştır.

    Türkiye’deki bazı  Proxy servisleri ve (Temmuz 1997 itibarıyla) ilgili port numaraları şunlardır :

    • Turnet Ankara : http://proxy1.turnet.net.tr:8080
    • Turnet İstanbul : http://proxy2.turnet.net.tr:8080
    • Turnet İzmir : http://proxy3.turnet.net.tr:8080
    • ODTÜ : http://www-proxy-for-tr.metu.edu.tr:5580
    • Ege Üniv. : http://proxy.ege.edu.tr:8080
    • İTÜ : http://proxy.itu.edu.tr:8080

    Istanbul’daki Turnet’e bağlı servis sağlayıcılarından hizmet alanların Turnet Istanbul, Ankara Turnet üzerinden çıkan Internet Servis sağlayılarından hizmet alanların Turnet Ankara; İzmir’ bölgesindeki Turnet’e bağlı İnternet Servis Sağlayıcılarından hizmet alanların Turnet İzmir Proxy servislerini kullanmaları en iyi performansı verecektir. Ulusal Akademik Ağ kullanıcıları ise, kendi durumlarına göre, ODTÜ ve Ege servislerini kullanmalıdırlar.

    Yukarıdakilerin dışında, birçok kuruluşun kendi özel proxy servisleri vardır. Size enyakın proxy servisini kullanmanız çoğunlukla en iyi sonucu verir. Bu yüzden, intrenet servisini aldığınız yerin proxy servisini öğrenin ve kullanmaya çalışın. Önemli proxy servislerin bir zincir oluşturarak ortak kullanımına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

    Yorum YAZ!
  • Firewall (Internet Güvenlik Sistemi), internet üzerinden bağlanan kişilerin, bir sisteme girişini kısıtlayan/yasaklayan ve genellikle bir internet gateway servisi (ana internet bağlantısını sağlayan servis) olarak çalışan bir bilgisayar ve üzerindeki yazılıma verilen genel addır.

    Firewall sistemleri, bu engelleme işini, sadece daha önceden kendisinde tanımlanmış bazı domainlere erişim yetkisi (telnet,ftp, http vb) vererek yaparlar. Günümüzde, Internet Servisi veren makinalar oldukça sofistike Firewall sistemleri ile donanmıştırlar.

    Yorum YAZ!
  • e-para, tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza bulunan, ve internet üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır. Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir. Aşağıdaki satırlar bazılarımıza şu an bir fantazi gibi gelebilir.

    Temel olarak, gidip, e-para servisi veren bir bankadan, kredi kartımızla ya da peşin ödemeyle, bir miktar e-para alıyoruz. Daha sonra, banka bu miktarı bizim bilgisayarımıza transfer ediyor.Internet üzerinde bir alışveriş yaptığımızda da, eğer burada e-para geçiyorsa, sipariş formunda e-para ile ödeme yapılacağını belirtiyoruz. Miktar otomatik olarak bilgisayarımızdaki miktardan düşülüyor. Bütün bu işlemler, e-para servisi veren bankamızdan da kontrol ediliyor. Bazı uygulamalarda, e-para ödemesi doğrudan bankadan yapılıyor. Bu durumda, size bir e-posta mesajı ile, ilgili siparişi alıp almayacağınız soruluyor. Böylece, alışverişlerde, fiziksel olarak alışageldiğimiz “para dolaşımı” ortadan kalkıyor.

    Yorum YAZ!
  • Evet var. Bunlardan en yaygın kullanılanları UUCP ve BITNET’tir. Bunların dışında da firma temelli (Decnet. Ibmnet) gibi, görev temelli, yerel vb. binlerce ağ vardır.

    UUCP ağı, UUCP (Unix-to-Unix Copy Program) protokolü ile haberleşen sistemleri bünyesinde bulundurur. Bu protokolde, iki sistem belirli aralıklarla (polling) biribirlerine bağlanır ve bu iki sistemden herhangi biri üzerinde birtakım planlı programlar çalıştırırlar (mail aktarımı, dosya aktarımı, kısaca bir sistemden diğerine kopyalama). USENET News, ve Mail aktarımı dışında `tip’ gibi programlarla uzaktaki makina uzerinde calışma olanağı vardır.

    BITNET (Because It’s Time Network) ise, birbirlerine NJE protokolü ile bağlı sistemlerden oluşur. BITNET esas olarak ağac (tree) şeklinde bir yapıya sahiptir, statik bir yönlendirme vardır. Mail, sınırlı şekilde FTP ve Telnet (VTAM) desteği vardır. Mail, bir `depola ve ilet’ mantığı ile bir düğümden komşusuna gider, oradan bir öteye gider. Hatlar kesildiği zaman, ya da makina yüklü olduğu zaman yolda bir yerde bekler. Internet ile diğer ağlar arasındaki ileti trafiği için geçiş görevi yapan merkezlere “internet gateway” denir. Turkiye’deki “Bitnet-Internet gateway” Ege Üniversitesi (TREARN, vm.ege.edu.tr) dir (1997 başı itibarıyla).

    Yorum YAZ!
  • ATM (asynchronous transfer mode), bir paket anahtarlama teknolojisidir. ATM, verileri byte büyüklüğünde hücrelere (cell) ayırır ve aynı anda 53 hücrelik paketler halinde iletir.  ATM, daha çok donanım tabanlıdır ve yüksek veri işleme/iletme hızları elde edilebilir. En çok kullanılan standart hızlar, 155 Mbps ve 622Mbps dir. 10Gbps hızlara kadar da çıkılmıştır (1996 sonu itibarıyla). ATM, BISDN protokolünün de en temel elemanıdır.

    Yorum YAZ!
  • Güncel Bilişim HDMI nedir... ?

    Her evde bulunan ve bir çoğumuzun saatlerce başından kalkamadığımız televizyonlar herhalde en yavaş evrim geçiren elektronik cihazlar oldular. Son günlerde gelişen görüntüleme teknolojileri ve dijital uydular sayesinde oturma odalarımızın değişmez parçası televizyonlarımızda çağa uygun halde bir ilerleme gösteriyorlar. Şu an yayılma hızı, yüksek maliyetleri nedeni ile pek hızlı olmasada HDTV, geleceğin televizyon standartı olacak. Düşük çüzünürlükteki görüntüler yerlerinini yüksek netlikte ve çok iyi ses kalitesine sahip kayıtlara bırakacaklar.

    HDTV ve kaliteli ses kodlama evlerimizde bizlere sinema kalitesinde seyir vaad ediyorlar fakat ses ve görüntü kalitesindeki artış nedeniyle HDTV oldukça fazla miktarda bant genişliğine ihtiyaç duymakta. Kullanılan teknolojilerde görüntü ve sesden kayıp olmaması amacı ile veri hiç sıkıştırılmadan ve dijital olarak HDTV destekli alıcıya gönderiliyor. Arada sıkıştırma ve dijital-analog dönüşüm yaşanmadığı için elde edilebilecek en üst başarım sağlanmış oluyor.

    Fakat vericiden alıcıya görüntü aktarımı bildiğimiz s-video yada komposit kablolarla yapılamayacak kadar yüksek bant genişliğine ihtiyaç duymakta. Şimdiye kadar pahalı ve tam benimsenmemiş olan DVI yüksek kalitedeki görüntünün taşınması için tek yoldu fakat sektörde önemi yeni anlaşılan ve tek olma ve yolunda emin adımlarla giden HDMI görüntü ve ses aktarım teknolojisi, DVI ın yerini alamaya hazır.
    HDMI’ın pin sayısı ve sırası olarak yapısı, DVI la birebir aynı. Fakat paketlenmesi ve görüntüye ek olarak birde ses aktarabilmesi HDMI’ı DVI’dan bariz bir şekilde ayıran farklar. HDMI, 5Gbps gibi oldukça yüksek bir bant genişliği sunuyor. 1080p çözünürlüğündeki görüntü ve 8 Kanal 192 Khz de kodlanmış sesin 4Gbps dan daha az bir bant genişliğine ihtiyaç duyduğunu düşünürsek, HDMI hem bu günün hemde geleceğin görüntü ve ses aktarım standartı gibi duruyor.

    Kaliteli bir DVI kablonun fiyatı 100$ a kadar çıkarken, basit yapısı ile iki (2) metrelik bir HDMI kablonun ortalama fiyatı 20$ civarında. Ayrıca DVI da uzun mesafelere aktarım mümkün olmazken, HDMI kayıpsız bir şekilde 15 metreye kadar görüntü ve ses aktarabilmekte. Oldukça küçük bir yapıya sahip olması notebook ve benzeri taşınabilir cihazlardada kullanılabilmesini kolaylaştırıyor.

    HDMI’ın getirdiği bir özellikte bu teknolojinin çift taraflı işleyebilmesi, yani alıcıdan monitöre görüntü aktarımı yapılırken monitörden alıcıyada bilgi aktarımı gerçekleştirilebiliyor. Bu şu an için ne işe yarayabilirki diyebilirsiniz fakat dokunmatik ekranlarda en azından ek kablolama derdini ortadan kaldıracaktır veya ileride çıkacak daha değişik ve akılcı tasarımlara şimdiden hazır olmasıda ayrı bir avantaj.

    HDMI aslında 2002 yılında 1.0 versiyonu, 2004 yılında da geliştirmelerle 1.1 versiyonu standartlaşmış bir teknoloji fakat günümüzde HDTV yayınların ve televizyonların artması ile üreticiler için önem kazanmaya başladı zira kaba görünüşlü ve sadece görüntü aktarabilen, pahalı DVI yerine ince, zarif ve ses aktarım kabiliyetleri olan ucuz bir teknoloji olan HDMI, hem üretim maliyetlerini düşürmekte hemde geriye olan uyumluluğu sayesinde cihazı eski yeni bütün çevre birimleri ile kullanılabilir kılmakta. HDMI’ın DVI a göre belkide en büyük özelliklerinden biride Intel’in geliştirdiği HDCP içerik koruma güvenlik yeteneklerine sahip olması, böylece taşınan verinin kayıt altına alınması veya çoğaltılması engellenmiş oluyor. Ayrıca bu sayede bilgisayarlara nihayet tam güvenli paralı içerik dağıtılabilecek.

    Philips ve benzeri büyük firmaların HDTV uyumlu HDMI çıkışa sahip alıcıları duyurulmuş durumda.Ayrıca Microsoft Media Center ile, Intel ise Multimedia PC ile bu teknolojiyi destekleyen devler arasında. Bizlere daha yüksek kalitede ses ve görüntüyü daha küçük boyutları ile göz zevkimizi bozmadan sağlayabilecek HDMI arkasındaki büyük firmaların desteği ve sağladığı band genişliğinin ileriye dönük bir şekilde yüksek olması ile hızlı bir şekilde yayılacaktır.

    Yorum YAZ!
  • ISDN İngilizce Integrated Services Digital Network teriminin kısaltmasıdır. Ses, görüntü ve veriyi normal telefon hatlarının üzerinden göndermek için programlanmış uluslararası bir iletişim standardıdır. ISDN standardı telefon hatları üzerinden 64 Kbps (saniyede 64,000 bit) veri transfer hızını destekler. Evinize bir ISDN hat çektirdiğinizde iki hattınız olur. Bir hattı ses, diğerini veri transferi için kullanabilirsiniz. Veya, bu iki hattı birleştirip 128 Kbps veri transfer hızına erişebilirsiniz
    ISDN’in orijinal standardına ek olarak geliştirilen B-ISDN standardı geniş bant veri transferine imkan sağlamaktadır. B-ISDN 1.5 Mbps veri transfer hızına kadar çıkabilir ancak fiber optik kablolar kullanılması gerektiği için pek yaygın değildir.

    Yorum YAZ!
  • Microsoft, Office dosyalarını açık kaynağa dönüştürecek bir açık kaynak yazılım projesine destek veriyor.

    Microsoft, yükselişte olan açık kaynak uygulamalarına dolayı yollardan ilgi gösteriyor. Microsoft’un Office yazılımının açık kaynak versiyonu olan OpenOffice ile karşılıklı uyumunu sağlayacak bir proje geliştiriliyor. Şirketten yapılan açıklamada, Office dosyalalarını açık kaynak tabanlı bilgisayarlarda veya açık kaynakta yapılmış dosyaların Windows Office’te açılmasını sağlayacak ‘Open XML Translator’, çalışmasının yıl sonuna hazır olacağı ifade edildi.

    Microsoft’un bir Fransız işortağı tarafından geliştirilen projede, kullanıcı Microsoft Office’te açtığı bir dosyayı, açık kaynak eşdeğeri OpenDocument dosyasına çevirebiliyor.

    WORD-AÇIK KAYNAK ANAHTARI BU YIL SONUNA ÇIKIYOR

    Microsoft’un XML mimarisi Genel Müdürü ve Open XML Translator projesi sorumlusu Jean Paoli yaptığı açıklamada, Office 2007 paketinde Word yazılımını açık kaynağa dönüştüren anahtarın bu yıl, Excel ve PowerPoint anahtarının ise gelecek yıl çıkacağını belirtti.

    Open Office XML geriye dönük uyumlu olduğu için dönüştürmelerde kullanıcı Office’in eski versiyonlarından istifade edebilecek. Ancak Paoli, her iki standart arasında geçişlerin pürüzler çıkarabileceğini de sözlerine ekliyor.

    Yazılımın kodlarını Fransız Clever Age firması yazacak, Hint Aztecsoft firması testleri yürütecek, Alman Dialogika ise AB standartlarına uyumunu yapacak.

    HÜKÜMETLER VE BELEDİYELER İSTİYOR

    Microsoft Office halen dünyada en yaygın kullanılan ofis uygulaması. Açık kaynak kökenli OpenDocument ise Linux dağıtıcıları tarafından bir alternatif olarak pazarlanıyor ve özellikle Avrupa hükümetleri arasında tercih ediliyor. Halen Belçika, Norveç gibi Avrupa devletlerinin yanı sıra ABD’de Massachusetts eyaletindeki kamu bilgisayarları da, XML-tabanlı formata sahip OpenDocument’i çalıştırıyor.

    MICROSOFT AÇIK KAYNAĞI TİCARETE DÖKECEK

    Açık kaynak kökenli bir projeye destek aslında Microsoft’un yıllardır izlediği açık kaynak kökenli uygulamaları desteklememe politikasında bir değişikliğe işaret ediyor. Microsoft, hükümetler, belediyeler gibi kamu müşterilerinden açık kaynak dostu uygulamalar yönünde ciddi talep aldı.

    Microsoft, açık kaynak dostu uygulamalar çıkararak, bu talebi ticarete dönüştürmeyi hedefliyor.

    Yorum YAZ!
  • Ağ üzerindeki her kullanıcının, servisleri, sistemleri kullanmaları konusundaki sorumluluklarını farketmeleri önemlidir. Kullanıcı, ağdaki her servise ulaştığında yaptığı hareketlerden sorumlu olmak zorundadır.

    “Internet” ya da kısaca “Net” , tek bir ağ değildir, hatta bir birinde ayrı protokollere, yapılara sahip binlerce irili ufaklı ağların toplamıdır. Internet’teki bilgi akışı, bir çok değisik ağ’dan gelip geçmekte, ulasacağı yere öylece varmaktadır. Bu yüzden, her kullanıcının, kendi bölgesindeki ağ yukünü dengede tutması gerekmektedir.

    Bir ağ kullacısı olarak, başka bilgisayar ağlarına ulaşmanıza izin verilmiş olabilir. Her ağın kendine ait sorumlulukları, kuralları ve yasakları vardır, Ağ üzerindeki izin verilmiş işlemler, bu ağdaki sorumlular tarafindan her zaman izlenebilecek şekilde tasarlanmıştır. Fakat, bir yerde izin verilen bir hareket , başka bir ağda yasaklanmış olabilir. Bu kuralları bilmek ve bunlara uymak, kullanıcının sorumluluğundadır. Şunu unutmayın ki, izin verilen hareketleri kötü yönde de “YAPABİLİRSİNİZ” , ama yapmanız gerekmez.

    Ağ’ın, özellikle internet’in kullanımı, bir ayrıcalıktır, bir “hak” değildir. Bu ayrıcalık, istenildiği zaman, kötüye kullanım ya da başka sebeplerle, elinizden alınabilir. Bu kötüye kullanım, bir sistemdeki gizli bilgileri hileli yollarla almak, kötü, anlaşılmaz mesajlarla diğerlerini rahatsız etmek, sistemin kaynaklarını kullanıp sistemi yavaşlatmak, ardarda mesajlar postalayarak başkalarının e-posta kutularını doldurmak, ağ üzerinde yasalarla belirlenmiş kuralların dışına çıkmak vs vs olarak sayılabilir.

    Bulunduğunuz ağ’ın durumuna göre, disiplin cezasından işten çıkarılmaya; hesabınızın silinmesinden hapse kadar cezalara çarptırılabilırsiniz.

    Bilgisayar Ahlakı Üzerine 10 Altın Kural

    1. Kesinlikle, bilgisayarı, başkalarına zarar vermekte kullanmayın.
    2. Kesinlikle, bilgisayarla, başkalarının işine mani olmayın.
    3. Kesinlikle, başkalarının dosyalarını karıştırmanın yollarını aramayın.
    4. Kesinlikle, bilgisayarı hırsızlık yapmakta kullanmayın.
    5. Kesinlikle, bilgisayarı yalancı şahitlikte, sahte delil hazırlamada kullanmayın.
    6. Kesinlikle, sahibinden izinsiz başkalarının bilgisayar kaynaklarını kullanmayın.
    7. Kesinlikle, başkalarinin fikirlerini bilgisayarla çalıp kendinize mal etmeyin.
    8. Kesinlikle, sosyal içeriğini düşünmeden bir program yazmayın.
    9. Kesinlikle, bilgisayarı, saygı ve ilgi göstermeksizin kullamayın.


    Yorum YAZ!
  • Robotlar harekete geçecek, volkanlar patlayacak… 70 yılın sonuçları ürkütücü.

    Güncel Bilişim İnsanlığı Bekleyen 10 Tehlike

    İnsanoğlu ve evrimi gelecek 70 yıl içinde neler bekliyor? İnsanoğlu nelere maruz kalacak?The Guardian gazetesi, insanoğlu ve evrimi 70 yıl içinde bekleyen tehlikeleri araştırdı. Ortaya çıkan sonuç ürkütücüİşte Guardian’ın araştırma sonuçları:

    EVRİM SAATİNİN SONU

    Bilimadamları, doğadaki canlıların evrim saatini belirleyen telomer adlı DNA zincirlerinin kasılmasıyla; kanser, alzheimer gibi yaşlılığa bağlı hastalıkların da oluşma riskinin arttığını kaydediyor.

    Olasığı: Düşük

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %80′i

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

    Atmosferde biriken zararlı gazların yarattığı sera etkisiyle bu yüzyılın sonuna kadar dünya sıcaklığında yaklaşık 2 derecelik artış bekleniyor. Bu ısı artışı; gıda stokları üzerinde onarılamaz hasar yaratacak.

    Olasılığı: Yüksek

    Gerçekleşirse insalığın ne kadarı yok olur: %60′ı

    KARA DELİKLER

    Bilimadamları, dünyanın bir kara delik tarafından yutulması olasılığını da göz ardı etmiyor.

    Olasılığı: Çok düşük

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %100′ü

    KOZMİK PATLAMA

    Samanyolu’ndaki bir gezegenin patlamasıyla ortaya çıkacak gama ışınları, dünyada yeni bir buzul çağı başlatabilir.

    Olasılığı: Düşük

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %40′ı

    METEOR ÇARPMASI

    Çapı 1.5 kilometre büyüklüğünde bir meteor, bir kaç milyon yılda bir dünyaya çarpıyor. Çarpışmanın küresel sonucu ise; yeni bir buzul çağı.

    Olasılığı: Orta

    Gerçekleşirse insalığın ne kadarı yok olur: %50’si

    NÜKLEER SAVAŞ

    Uluslararası strateji uzmanları, Soğuk Savaş’ın bitimiyle azalan Nükleer Savaş olasılığının bugün İsrail, Hindistan, Pakistan ve Kuzay Kore gibi nükleer silaha sahip ülkeler nedeniyle hala sürdüğünü belirtiyor.

    Olasılığı: Düşük

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadar yok olur: %80′i

    AKILLI ROBOTLARIN HAKİMİYETİ

    Teknolojinin gelişmesiyle 2050′ye kadar robotların insan gibi düşünmeye başlayacağı tahmin ediliyor. Bunun sonucunda yaratıcıları üzerinde hakimiyet kurma olasılığı göz ardı edilmiyor.

    Olasılığı: Yüksek

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %80′i

    SALGIN HASTALIKLAR

    Son yüzyılda AIDS, SARS gibi sangın hastalıklarla mücadele eden insanoğlunun, daha kötü salgınlara maruz kalabileceği belirtiliyor. En yakın olasılık, Asya’yı vuran kuş giribi virüsünün tüm dünyaya yayılması.

    Olasılığı: Çok yüksek

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %30′u

    SÜPER VOLKAN PATLAMASI

    Süper volkanlar 50 yılda bir faaliyete geçiyor. Yarattıkları yıkımsa, meteor çarpmasının 12 katı.

    Olasılığı: Çok yüksek

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %70′i

    TERÖRİZM

    Uzmanlara göre; terösit grupların, biyolojik ve kimyasal kitle imha silahlarıyla saldırı düzenleme olasılığı her geçen gün artıyor.

    Olasılığı: Çok yüksek

    Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %20’si

    Yorum YAZ!