Bilgisayar Oyun Web Internet Güncel Bilişim Haberleri
Bilgisayar, oyun dünyası, web sayfaları ve internet teknolojileri üzerine en güncel bilişim haberleri.
-
Yorum YAZ!
Tukanların, ünlü İngiliz doğa bilimcisi Charles Darwin’den bu yana birçok bilim adamının ilgisini çeken uzun ve parlak renkli gagalarının bir tür doğal “klima” olduğu ortaya çıktı.
Read the rest of this entry » -
Yorum YAZ!
Rus bilim adamları, Mendeleyev periyodik cetvelinin 117. elementini elde etme çalışmalarına hız verdi. Read the rest of this entry » -
Yorum YAZ!
Asıl tehlike yazılımlarda değil!
Windows ya da Flash’ın güvenlik açıklarını unutun: Asıl tehlike çok farklı bir yerde.
Neredeyse her gün yeni bir güvenlik açığının haberini alıyoruz. Bazen Windows sisteminde, bazen Flash yazılımında, bazense web sunucularındaki yeni güvenlik açıkları ortaya çıkıyor. Stanford Üniversitesi’nde görevli bilim adamları ise asıl tehlikenin bunlar olmadığını söylüyorlar. Onlara göre asıl tehlike pek çok donanım ünitesinin web tabanlı ara biriminde saklanıyor.
Read the rest of this entry » -
Yorum YAZ!
Bir amatör ev yapımı teleskobuyla Jüpiter’deki patlama anını görüntülemeyi başardı.
Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter’de meydana gelen patlamayı, 40 santimetrelik ev yapımı teleskobuyla yakalayan Avustralyalı Anthony Wesley, büyük bir keşfe imza attı.
Read the rest of this entry » -
Yorum YAZ!
Bilim adamları yağmur damlalarının yeryüzüne düşüş anlarındaki sırrı ortaya koydu.
Yağmur damlalarının yeryüzüne düşüş anlarını inceleyen bilim adamları, damlaların yere çarpmadan önce parçalandığını ortaya koydu.
İtalyan Corriere della Sera gazetesinde yayımlanan habere göre, Marsilya’da bulunan Aix-Marseille Üniversitesinde görev yapan bir grup Fransız bilim adamı, bulut içinde ilk oluştuğunda mükemmel bir küreyi anımsatan yağmur damlalarının, yeryüzüne düşüşleri sırasında nasıl daha düz bir şekil aldıklarını görüntüledi. Read the rest of this entry »
-
Yorum YAZ!
Dünyanın en büyük böceği bulundu. Böcek neredeyse insan kolu uzunluğunda… İngiliz bilim adamları, Endonezyalı bir köylü tarafından bulunan böceğin 56,6 cm olduğunu belirttiler. Neredeyse bir insan kolu uzunluğundaki böcek, daha önceki rekorun sahibi, Malezya’da bulunan ve “P. serratipes” adı verilen böcekten daha uzun. Sadece gövdesi 35,7 cm gelen böcek, bacakları olmadan, “P. kirbyi” adı verilen ve yine Borneo’da bulunan böceğin rekorunu da elinden aldı. Bacakları dalı andıran böceğin daha çok bambu filizinde yaşadığı, yumurtalarının ince kanatlara sahip olduğu, böylece bir ağaçtan diğerine kayabildiği belirtildi. Bir köylü tarafından bulunan böceğin yerel böcek bilimci Datuk Çan Çev Lun’a teslim edildiği ve araştırmaların ardından böceğe “phobaeticus chani” (Çan’ın süper çubuğu) adı verildiği açıklandı. Böylece “phobaeticus chani” yaşayan en büyük böcek olarak rekorlar kitabına resmen girdi. Böcek, Londra’daki Doğal Tarih Müzesi’nde görülebilecek.
-
Yorum YAZ!
İnternet, düzenli olarak internette araştırma yapan orta yaş ve üzerindekilerinin beynini daha fazla uyarıyor Düzenli olarak internette araştırma yapan orta yaş ve üzerindekilerde, karar alma ve muhakeme sürecini denetleyen beynin kilit merkezlerinin daha fazla uyarıldığı ortaya çıktı. Los Angeles’daki California Üniversitesinden bilim adamlarının 55-76 yaşındaki 24 kişi üzerinde yaptığı araştırma, internette araştırma yapmaya dayalı faaliyetlerin beynin bazı işlevlerini harekete geçirebildiğini, hatta bunları iyileştirebildiğini gösterdi. Yaş, eğitim düzeyi ve cinsiyet dağılımı aynı olan 2 gruba ayrılan, yarısının internet deneyimi olan katılımcılardan bilgisayar ekranından bir metin okumaları ve internette araştırma yapmaları istendi. Bu sırada bilim adamları bu kişilerin MR’ını çekti. Bu faaliyetleri yaptıkları sırada beyin hareketlerinde değişimler görülen katılımcıların, kan akışı seviyesi ölçülerek beyin hücrelerinin tepkisinin yoğunluğu saptandı. Araştırmaya katılanların hepsinde, okuma sırasında beynin şakak, arka ve yan bölgelerinde bulunan dil, okuma, hafıza ve görme merkezlerinin faaliyetinde belirgin bir artış gözlendi. Ancak araştırmacılar, internette araştırma yapan grup ve sadece okuyan grup arasında büyük fark olduğunu gördü. İnternette araştırma yapanların beyninin ön ve şakak bölgelerinin yanı sıra karar alma ve muhakeme sürecini denetleyen bölgenin işlevinde de artış belirlendi. Araştırmayı yürütenlerin başındaki Dr. Gary Small, internette araştırma yapan kişilerde sinirler arasındaki iletişimin diğerlerine göre daha fazla olduğu sonucuna vardıklarını belirtti. İnternette araştırma yapmanın, beynin karmaşık işlevlerini harekete geçirdiğini ifade eden bilim adamı, yaşlandıkça beynin yapısı ve işleyişinde, beyin hücrelerinin işlevinde azalma (atrofi) ve bazı plaklardaki artış gibi birçok değişiklik görüldüğünü bildirdi. Small, bu plakların birikiminin doğrudan Alzheimer hastalığıyla bağlantılı olduğuna da dikkati çekti. Araştırma, “American Journal of Geriatric Psychiatry” dergisinde yayımlandı.
-
Yorum YAZ!
Küresel ısınma için Kanadalı bilimadamları ilginç bir buluş gerçekleştirdi
Bu icat şimdi değil ancak yeni buluşların önünü açarak dünyayı kurtarabilir! Ekip tarafından icat edilen cihaz, atmosfere karbondioksit gazı bırakan tüm araç, makine ve uçağa takılabilme özelliğine sahip. Montajının ve kullanımının kolaylığının yanısıra, pahalı olmayacağı belirtilen cihazın, sera gazları sorununa büyük oranda çözüm sağlayacağına dikkat çekiliyor. Calgary Üniversitesi’nde iklim değişikliği uzmanı olarak görev yapan Prof. Keith, “Özellikle imalat sanayinde bugüne dek CO2 gazlarının yayılmasını önleyen teknolojilerin kullanımı, pahalı olmaları nedeniyle çok yavaş ilerledi. Artık bu sistemle CO2 üreten her araç ve uçağı kontrol etmek mümkün olabilecek” dedi. İcadın, bugüne dek bilinen CO2 yakalama sisteminden farklı olarak “hava yakalama ve CO2 depolama (air capture and CO2 storage)” aslına dayandığını anlatan Keith, “Bu sistem, özellikle uçaklarda ve ulaşım sektöründe yeni buluşların da önünü açacak” dedi. Prototip sistemle, 1 yılda 20 ton CO2 depoladıklarını açıklayan Keith, “Daha önce soruna çözüm için nükleer veya rüzgar enerjisi önerilirdi. Şimdi bunlara ek olarak yeni sistemi sunuyoruz” diye konuştu.
-
Yorum YAZ!
Bilim adamları, farelerin beyinlerindeki seçilmiş anıları, diğer hafıza bölümlerine zarar vermeden silmenin yolunu buldu
Bilim adamları, farelerin beyinlerindeki seçilmiş anıları, diğer hafıza bölümlerine ve beyne zarar vermeden silmenin yolunu buldu. Georgia Tıp Fakültesinde nörobiyolog olan Joe Tsien liderliğinde yapılan araştırmada, beyindeki önemli protein seviyeleriyle oynayan bilim adamları, seçilmiş belirgin bazı anıları silmeyi başardı. Neuron (Nöron) adlı dergide sonuçları yayınlanan araştırmanın, savaş travmaları gibi insanların ruh sağlığını bozan anıların silinmesi konusunda yön verici olabileceği belirtiliyor. Farelerdeki araştırma, öğrenme ve anılarla ilgili olan alpha-CaMKII adlı bir proteine odaklandı. Bilim adamları, genetik olarak müdahale edilmiş farelerin beyinlerindeki alpha-CaMKII proteini seviyeleriyle oynayarak, uzun dönemli ve kısa dönemli hafızaya müdahale etmeyi amaçladı. Bu süreç sonunda bilim adamları, farelerin başka şeyleri unutmadan, “elektrik şoku” gibi “seçili” anılarını silmeyi başardı. Joe Tsien, bu yöntemin insanlarda da aynı etkiyi göstereceği konusunda şüpheli olduğunu ve bir insanın anılarını silmenin doğru olmayabileceğini kaydetti. Tsien, acı verici olanlar da dahil bütün anıların bir amacının olduğunu, bunların hepsinden insanın büyük dersler aldığını ve deneyim edindiğini söyledi. Tsien, anılar sayesinde aynı hataların tekrarlanmadığını ve anıların ilerleyen hayata uyum sağlamaya yardımcı olduklarını belirtti. İnsan beyninin fare beynine oranla çok daha karmaşık ve farklı olduğunu, bu nedenle yöntemi insanlarda uygulamanın mümkün olmadığını düşündüğünü söyleyen Tsien, yine de “eğer bunun olduğunu görürse çok da şaşırmayacağını” ekledi. 2004 yılında yapılan “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” (Sil Baştan) filmi, iki sevgilinin, ayrıldıktan sonra çektikleri acıya dayanamayıp birbirleriyle ilgili anılarını “sildirmelerini” konu alıyordu. Filmle ilgili görüşü sorulan Tsien, kötü bir ilişkiyi ya da o insanla ilgili anıları silmenin, kimse için çözüm olmayacağını söyledi. -
Yorum YAZ!
Yüzyılın deneyinde onarım ve kışın verilecek aradan dolayı ara verildi. CERN sözcüsü James Gillies bugün yaptığı açıklamada, açıklanan onarımın planlanandan uzun süreceğinin anlaşıldığını, ardından da kasımda planlanan olağan kış dönemi kapatmasının devreye gireceğini belirtti. Maddenin yapı taşlarını anlamayı amaçlayan deneylerin yapıldığı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcı tüneli Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, onarımlar ve kışın planlanan ara nedeniyle bahara kadar kapalı kalacak. Arızalanan tünelde uzmanların onarıma başlayabilmeleri için, ısının mutlak sıfır düzeyinden olağan düzeylere yükseltileceğini belirten sözcü, bu ısınma sürecinin haftalar alacağını belirtti. Sözcü, onarımın ardından deneylere başlanması için çarpıştırıcının yeniden soğutulmasının gerekeceğini, soğutmanın da en az 1 ayı bulacağını, dolayısıyla onarımlar nedeniyle kasımın ortalarına kadar kapalı kalacağını kaydetti. Sözcü, Kasım ortasında da olağan kış arasının başlayacağını ifade etti. Sözcü, deneylerin bu nedenle ancak gelecek baharda başlayabileceğini sözlerine ekledi.
-
Yorum YAZ!
Bilim adamları, başa takıldığında beynin düşünme kapasitesini ve yaratıcılığını arttıran bir şapka geliştirdi. Dustin Hoffman’ın Oscar ödüllü “Yağmur Adam” filminden esinlenen Avustralyalı bilim adamları, başa takıldığında beynin düşünme kapasitesini ve yaratıcılığını arttıran bir şapka geliştirdi. Sydney Üniversitesi’nce üretilen “manyetik nabız” tekniğiyle çalışan şapka, beynin işleyiş biçimini değiştirebiliyor. Uzmanlara göre, beynin baskın olan sol yanı, ayrıntılara önem vermeyip olayları bir bütün olarak algılamaya yatkın. Sağ taraf da detayları yakalamaya çalışıyor ancak sol daha güçlü olduğu için topladığı bilgiler bilinçaltına itiliyor. “Düşünen şapka” ise beynin fazla çalışan sol kısmının “kanalını” değiştirip daha yavaş çalışmasını ve sağ bölümün normalden daha aktif hale gelmesini sağlıyor. Deneylerde şapkayı 15 dakika takan gönüllülerde bile sanatsal ve matematiksel becerilerin önemli bir oranda güçlendiği gözlemlendi. Ancak şapkanın etkisi henüz sadece bir saat sürüyor. İcat için daha önce depresyon ve şizofreni tedavisinde kullanılan beyni manyetik dalgalarla harekete geçirme tekniğinden faydalanıldı. Teknoloji kusursuz hale getirilirse şapka yeni fikirlerin üretilmesi için de kullanılabilir.
NASIL ÇALIŞIYOR?
1. İçinde eletrik akımına bağlanan sekiz şeklinde bir mıknatıs bulunan şapka başa yerleştiriliyor. Birbirine geçirilmiş bir deste telden oluşan mıknatıs sol kulağın yanına getiriliyor.
2. Çok küçük boyuttaki manyetik nabızlar, beynin detaylara önem vermeyen ve beynin sağ kısmını bastıran sol taraftaki elektrik akımının düzenini bozuyor.
3. Beynin sağ kısmı tarafından toplanan ve kişi farkında olmadan bilinçaltında saklanan ayrıntılar açığa çıkıyor. Yaratıcı ve çözümsel yetenekler güçleniyor.
-
Yorum YAZ!
Bilim adamları Mars’ta bulunan oyukların uzayda yaşama ihtimali olan canlılar için birer barınak olabileceğini belirtiyorlar.
NASA uydusunun tespit ettiği yedi mağaranın girişi Martian yanardağının eteklerinde bulunuyor. Mağaraların bulunması akıllara kızıl gezegende sürekli sorgulanan yaşam alanının yeraltında olabileceğini getirdi.
100 ile 250 metre arasında derinliği olan bu 7 mağara Dena, Chloe, Wendy, Annie,Abbey, Nicki ve Jeanne olarak adlandırıldı. Mağaralar ‘çok karanlık ve biçimsel olarak dairesele yakın’ şeklinde tanımlanıyor.
Derinliği 100 metreden başlayan mağaralar gezegenin üst kısmının maruz kaldığı meteor taşları, radyasyon ve güneş gibi tehditlere karşı yaşamı korumayı sağlıyor. Amerika Uzay ajansı bu mağaraların astronotlar için de gezegenin üst kısmındaki tehlikelerden koruyacak bir barınak olabileceğini belirtiyorlar.










