Bilgisayar Oyun Web Internet Güncel Bilişim Haberleri
Bilgisayar, oyun dünyası, web sayfaları ve internet teknolojileri üzerine en güncel bilişim haberleri.
-
Yorum YAZ!
Toshiba yeni nesil DVD oynatıcısını piyasaya sürerek DVD’ler arası rekabetin resmen startını verdi.
Japon elektronik firması Toshiba yeni piyasaya sürdüğü, HD-XA1 ile DVD’ler arası savaşın iyice kızıştığının sinyallerini verdi. Toshibanın HD teknolojisine karşılık veren Sony de BlueRay teknolojisi ile donattığı DVD’leri temmuzda kullanıcılara sunuyor. Çok daha iyi görüntü kalitesini hedefleyen firmalar, geçmişte yaşanan BETA ve VHS video savaşlarını hatırlatıyorlar. HD DVD’ler 936 dolara piyasa çıkmış durumda, BlueRay ise yaklaşık 1000 dolar gibi bir fiyatla piyasaya girmesi bekleniyor. HD fiyat konusunda BlueRay’den daha başarılıyken, BlueRay ise görüntü konsunda HD’ye göre daha üstün gözüküyor.
-
Yorum YAZ!
İngiliz Observer Gazetesi’ne göre, İngilizlerin büyük ekran televizyon merakı gezegeni tehdit ediyor. Observer’a konuşan bilimadamları, İngiliz evlerinin yarısına plazma ekranlı tv alınması halinde oluşacak ekstra enerji ihtiyacını karşılayabilmek için ülkeye iki nükleer santralin kurulması gerekeceğini söylüyor.
İngiliz Observer Gazetesi’ne göre, İngilizlerin büyük ekran televizyon merakı gezegeni tehdit ediyor. Observer’a konuşan bilimadamları, İngiliz evlerinin yarısına plazma ekranlı tv alınması halinde oluşacak ekstra enerji ihtiyacını karşılayabilmek için ülkeye iki nükleer santralin kurulması gerekeceğini söylüyor.
İngilizler şu ara, her 15 saniyede bir düz ekran televizyon satın alıyor. Ancak uzmanlar, plazma ekran tv’lerin eski tüplü modellere kıyasla dört kat daha fazla elektrik harcayabildiği konusunda uyarıyor.
Tabii, insanların teknoloji merakı dev ekran plazma televizyonla bitmiyor. Dijital video kameralar, DVD’ler ve ev bilgisayarları derken dijital ev rüyası hızla artan elektrik gereksinimi nedeniyle çevrecilerin kabusu haline geliyor.Artan elektrik talebi, doğal olarak geleneksel enerji santrallerini zorluyor. İngiltere’deki toplam karbon salınımının dörtte biri evlerde harcanan enerjiden kaynaklanıyor ( yani tüm ülkede trafikten kaynaklanan zehirli gazlarla eşit oranda ). Televizyon ve DVD gibi ev aletlerini “standby”da bırakmak bile yılda atmosfere 1 milyon ton ekstra karbon salınmasına neden oluyor. Uzmanlar, bu aletleri izlemediğimiz saatlerde standby’da bırakmak yerine tamamen kapatmamızın hem çevreye hem bütçemize büyük yararı olacağını belirtiyorlar.
-
Yorum YAZ!
HP ve Sony Pictures, evde film izleyenlere daha fazla DVD seçeneği sunma amacı taşıyan bir anlaşma yaptılar.
Bu anlaşmayla Sony, HP’nin hizmetinden yararlanarak ev videolarını kullanıma sunan ilk büyük Hollywood stüdyosu oluyor.
Sony Pictures Home Entertainment (SPHE) Başkanı David Bishop, HP’nin siparişle üretim hizmetinin kendilerine arşivlerindeki seçme yapıtları ve ‘niş’ videoları evlere ulaştırma olanağı verdiğini söylüyor ve ekliyor: “Bu videolar için büyük bir tüketici talebi olduğunu biliyoruz. HP ile çalışarak, geniş video arşivimizi değerlendirme fırsatı bulabilir ve bayilerin önemli bir envanter yatırımı yapmadan, tüketicilere daha fazla Sony Pictures video seçeneği sunmasını sağlayabiliriz.”
Söz konusu anlaşmayla lisanslanacak SPHE videolarının listesi henüz kesinleşmedi.
HP’nin siparişle üretim hizmeti, herhangi bir filmin, TV şovunun ya da diğer videoların DVD’sini oluşturmak için sunulan bir hizmet. İlk etapta hedeflenen DVD içerikleri ise şöyle:
• Daha önce DVD’de hiç sunulmamış olan klasik ve daha eski TV şovları
• Yabancı filmler
• Din, eğitim, yaşam tarzı, sağlık, yiyecek ve spor gibi özel alanlardaki yapımlar
• Uzmanlık alanına özel kablo TV programları
• Bağımsız filmler
• Belli coğrafi bölgelerde ya da tüketici kesimlerinde popüler olan, çok yeni yayınlanmış TV şovları ve spor olaylarıStüdyolar ve video ticareti yapanlar açısından HP hizmeti, arz talep dengesi sorunlarını ortadan kaldırabiliyor; ayrıca, envanter, paketleme ve geri dönüş maliyetlerini azaltıyor.
HP hizmeti, HP Digital Content Services (Dijital İçerik Hizmetleri) kapsamında sunuluyor. HP Digital Content Services, dijital yüklemeler, geleneksel paketli DVD’ler ve HD DVD, Blu-ray diskler gibi yeni ortaya çıkmakta olan video formatları dahil, farklı biçimlerde video içeriği isteyen müşterilerin taleplerini karşılamaya yardımcı oluyor.
HP Türkiye Görüntüleme ve Baskı Grubu Pazarlama Müdürü Gökhan Erdoğan, konu hakkında şunları söylüyor: “HP’nin Sony ile anlaşması, eğlence sektöründe önemli bir adıma işaret ediyor. Birlikte, müşterilere daha fazla seçenek, daha geniş içerik sağlıyoruz. Böylece, yaratılan içerik miktarı ile esas olarak yayınlanan ve tüketime sunulan içerik miktarı arasındaki uçurum hızla kapanıyor.”
-
Yorum YAZ!
Blu-ray CD ve DVD’nin yeni veliahtı olmayı başardı. Blu-ray formatı hakkında mutlaka bilmeniz gereken detaylar burada.
DVD’nin halefi olmak için yapılan savaş sonra erdi: HD-DVD öldü, Blu-ray kazandı. Yeni formatın neler getirdiğini, cihazların ve medyaların fiyatını ve en önemlisi bu teknolojiyi satın almanın ne zaman mantıklı olduğunu birlikte araştıracağız.
Haftalar boyu dedikodusu yapıldı ve sonrasında her şey çok hızlı gerçekleşti: Toshiba şefi Atsutoshi Nishida 19 Şubat 2008′de son bir defa daha HD-DVD’nin avantajlarından bahsetti; ama her nedense geçmiş zamanda konuşuyordu. Sonrasında seneler boyu süren DVD’nin halefi olma savaşını sona erdiren nihai sözler söylendi: “Kesin pazar analizlerinin sonucunda bundan sonra HD-DVD oynatıcı, kaydedici ve PC sürücüsü geliştirmemeye, üretmemeye ve pazarlamamaya karar verdik. Firmamızı ve her şeyden önce müşterilerimizi hayal kırıklığına uğrattık. Fakat hızlı bir kararın, piyasanın gelişim sürecine çok daha yardımcı olacağını düşündük”.
HD-DVD neden bu kadar çabuk öldü?
2008 Ocak ayının başlangıcında önemli bir Hollywood stüdyosu olan Warner Bros. sürpriz bir hamle ile mavi tarafa geçeceğini duyurduğunda her şey belliydi: ABD film fabrikasında üretilen sinema filmlerinin çoğu yüksek çözünürlüklü olarak Blu-ray diskler ile satılacaktı - Toshiba’nın yanında Microsoft, Intel ve HP gibi IT firmaları tarafından (bir zamanlar) desteklenen HD-DVD düşüşe geçmeye başladı. Daha sonra şubat ayında Netflix veya dünyaca tanınmış market zinciri Wal-Mart gibi büyük video mağazaları da HD-DVD’yi ürün yelpazelerinden çıkardılar. Son olarak Microsoft’un Xbox takımı bile HD-DVD’nin “tüketicilere yüksek çözünürlüklü içerik sunmanın tek yolu olmadığını” belirtme ihtiyacı duydu; format artık tutulmuyordu.
Öyle ya da böyle format kavgası endüstrinin kendisi tarafından sonlandırıldı, böylece tüketici ikilemde kalmaktan kurtuldu. Yaklaşık 1 Milyon kullanıcı (Toshiba’ya göre bunların 300.000′i Xbox 360 HD-DVD sürücüsü kullananlar) artık modası geçmiş bir cihaza sahipti, fakat Toshiba bu tüketiciler için tam destek ve servisini devam ettirecek. Karşılaştırmak gerekirse: Blu-ray oynatıcılar çoktan 10 Milyondan fazla satıldı bile. Üstelik bu sadece başlangıç.
Blu-ray’in en önemli avantaj ve dezavantajları
Blu-ray çok daha yüksek depolama kapasitesi ile (50 GB’a kadar) görüntü ve sesi yüksek çözünürlüklü olarak sunmak için ideal bir medya oluyor: Artık video sinyalleri 1920 x 1080 piksel çözünürlüğe kadar saniyede 40 MBit bant genişliği ile gösterilebiliyor (DVD: 720 x 576 piksel, yaklaşık 10 MBit/s).
Bunun dışında resim-içinde-resim, internet bağlantısı veya daha iyi menüler gibi yeni fonksiyonlar mevcut. Blu-ray ses konusunda da bir adım öteye gidiyor: “Dolby True-HD ve “DTS-HD Master Audio” gibi ses standartları sayesinde orijinal müzik ve sesler, uyumlu ses sistemleri ile kayıpsız bir şekilde aktarılabiliyor.
Film medyası olarak DVD ile karşılaştırıldığında Blu-ray’in bir dezavantajı var: Yeni oynatıcıların yanında HD keyfine varabilmek için HDMI bağlantısı ile donatılmış bir televizyona (veya projektöre) ihtiyacınız var. Zira genel olarak kopya koruması ile donatılmış Blu-ray filmleri yüksek çözünürlükte seyretmek için bunlar şart.
Aynı durum PC’de Blu-ray oynatımı için de geçerli. Burada da bağlı TFT monitör HDCP (High-bandwidth Digital Content Protection) şifreleme sistemini desteklemeli ve HDMI veya DVI bağlantısına sahip olmalı. Bu şartları ise sadece 24 inçten itibaren yeni çıkan ekranlar sağlıyor. Ayrıca ekran kartınız da HDCP’yi desteklemeli: Sapphire Radeon HD 2400 Pro gibi uygun fiyatlı modelleri 45 Dolar’dan itibaren bulabilirsiniz.
Blu-ray oynatıcı ve filmlerin fiyatı ne kadar?
Blu-ray piyasada halen çok yeni, 100 YTL civarı bir fiyattan bulabileceğiniz DVD çalarlar ile karşılaştırıldığında Blu-ray oynatıcılar çok pahalıya kaçıyor.
Giriş seviyesi Blu-ray oynatıcı olarak Philips BDP 7200n, Samsung BD-P1400 veya Sony BDP-S300E (yaklaşık 530 Dolar) modellerini tavsiye edebiliriz; Pioneer BDP-LX70 (yaklaşık 2.100 Dolar) gibi üst seviye modellere yaklaştığınızda çabucak 1.500 Dolar sınırını aşmış oluyorsunuz.
Fakat açık arayla en çok yaygın Blu-ray oynatıcı ise tamamen farklı bir cihaz: Sony PlayStation 3. PS3′ü “çocuklar için oyun konsolu” olarak gören HD fanları çoğunlukla şu önemli avantajı göz ardı ederler: Dünya çapında o kadar fazla kullanıcısı var ki, Sony tarafından firmware güncellemeleri ile sürekli optimize ediliyor ve fonksiyonel olarak genişletilebiliyor. Bu yüzden PS3 en uyumlu ve geleceği en parlak Blu-ray oynatım istasyonu olma unvanını kazanıyor. Sadece iki dezavantajı var: PS3 Blu-ray oynatırken yaklaşık 200 Watt güç harcıyor (saf Blu-ray oynatıcılar 80 Watt ile yetinebiliyor). Ayrıca oynatım sırasında çıkardığı 2,0 Sonelik ses ile biraz gürültülü.
Sinema filmlerini karşılaştırdığımızda oynatıcılarda olduğu gibi devasa farklar söz konusu değil: Tipik bir Hollywood filmi Blu-ray ile 40-46 Dolar civarında iken DVD seçildiğinde fiyat aralığı 20-30 Dolar arasında oluyor. Yani HD filmler seçildiğinde fiyat farkı oynatıcılarda olduğu gibi yüksek olmuyor.
Blu-ray sürücüler ve boş medyalar ne alemde?
PC tarafına bakıldığında bazı şeyler değişmiş gibi gözüküyor: Uzun süredir pahalı olan dâhili Blu-ray sürücü fiyatları şu sıralar düşüşe geçti. Pioneer BDC-202 veya Lite-On DH-401S gibi Blu-ray’i sadece okuyabilen sürücüleri (BD-ROM) 200 Dolar civarında bulmak mümkün.BD-R 25 GB: 13 Dolar
Buna karşın Blu-ray yazıcıların (BD-R/RE) fiyatı neredeyse iki katı. Lite-On LH-2B1S veya LG GGW-H20L gibi sürücülerin fiyatı yaklaşık 400 Dolar; LG’nin yazıcısının HD-DVD’leri de oynatma gibi bir artısı var. Uygun BD boş medyaları da dört çeşit: Bir kez yazılabilir (BD-R) ve birden çok kez yazılabilen (BD-RE) medyalar ve bunların 25 veya 50 GB kapasiteli sürümleri… Şubat ayında Blu-ray medyaların yaklaşık fiyatları şu şekildeydi:
BD-R 50 GB: 38 Dolar
BD-RE 25 GB: 18 Dolar
BD-RE 50 GB: 60 Dolar
Fiyatlandırma stratejisine bakarsak Blu-ray sürücülerin yaygınlaşmasının neden şimdiye kadar sürdüğü anlaşılıyor: Özellikle 50 GB’lık boş medyalar halen çok pahalı. Mobil sabit diskler çok daha fazla kapasite sunuyor ve GB başına maliyetleri daha düşük (ayrıca fiyatları sürekli olarak düşüyor). BD medyalarının normal kullanıcıya kadar ulaşması için BD medya üreticileri fiyatları yaklaşık onda bir oranında düşürmeliler. Dolayısıyla boş medya tarafında sonuç çok basit: Beklemek!
Artık DVD film almaktan vazgeçmeli miyim?
Hayır… DVD filmler Blu-ray filmlere göre halen çok daha ucuz ve seçim imkânı çok daha geniş: Şu an Amazon’da 600 Blu-ray film mevcut, 100.000′in üzerinde de DVD. Ayrıca birçok DVD prodüksiyonu halen yüksek görüntü ve ses kalitesi sunuyor. Öyle ki, HD içerikle doğrudan karşılaştırıldığında aradaki farklı anlayabiliyorsunuz.
Üstelik tüm Blu-ray çalarlar DVD’lerle de baş edebiliyor ve “eski” DVD çözünürlüğünü (PAL/”Standart Definition”) HD televizyonlarda çok güzel gösterebiliyor. Eğer en çok sevdiğiniz film Blu-ray olarak çıkmış ve sizin de evinizde gerekli donanımınız varsa durum farklı gözüküyor: Zira kural olarak filmin Blu-ray sürümü ile oluşan fiyat farkı ekstra özellikler, daha iyi ses ve detaylı görüntü ile dengeleniyor.
Blu-ray cihazı alırken nelere dikkat etmeli?
Salt Blu-ray oynatıcı alırken en önemli kıstas donanım oluyor. Blu-ray oynatıcınızın mümkün mertebe HD televizyonunuza uyum göstermesine dikkat edin: FullHD bir ekran (”HD ready 1080p” logosu ile), tüm Blu-ray oynatıcıların destekliği 1080p çıkış formatına tam destek verir.
Bu durum 24p oynatım modu için de geçerli. Bu mod sayesinde orijinal sinema kalitesinde görüntü elde edersiniz. Ses formatlarında ise BD oynatıcının birçok ses standardını çözümleyebilmesi önemlidir: Dolby True-HD ve DTS-HD Master Audio gibi yeni codec’lerin desteklenmesi önemli.
Dikkat: DVD’lerde olduğu gibi ne yazık ki Blu-ray disklerde de bölge kodu koruması var. Dolayısıyla Amerika’dan satın aldığınız bir Blu-ray diski Türkiye’de oynatamazsınız.
Salt oynatıcılarda önemli olan bir diğer kıstas da desteklenen Blu-ray sürümüdür: Şu sıralar kafa karıştırıcı bir biçimde 1.0 (BD-Video), 1.1 (Bonus View) ve 2.0 (BD Live) gibi farklı sürümleri destekleyen oynatıcılar piyasada dolaşıyor… 1 ile başlayan sürümler teknik olarak eskidir, ne kadar düşük fiyata satılsalar da bu oynatıcılardan uzak durmalısınız. 1.1 sürüm Blu-ray oynatıcılar, film yönetmeninin videolu yorumunu aynı ekranda göstermeyi sağlayan resim-içinde-resim özelliğini destekler. En güncel 2.0 sürümü ise internet bağlantısını destekliyor ve bu sayede fragman, alternatif film sonları veya aktörlerle ilgili güncel haberler gibi ekstra materyaller internetten indirilebiliyor.
Peki ama şimdi mi satın almalı yoksa biraz daha beklemeli mi?
Bizim tavsiyemiz: Sabredenler özellikle BD-Live destekleyen cihazlarda büyük fiyat düşüşlerine şahit olacaktır.
Blu-ray kopya koruması gerçekten kırıldı mı?
Bunun cevabı ancak “ne evet ne de hayır” olabilir, zira Blu-ray üç farklı kopya koruması kullanıyor: En çok tanınanı AACS (Advanced Access Content System). Bu koruma sayesinde içerik sadece HDMI (veya HDCP destekli DVI portundan) bağlantısı üzerinden oynatılabiliyor.
AACS genel olarak kırılmış değil, ama internette AnyDVD HD gibi sürekli güncellenen hacker araçları her disk için AACS korumasını devre dışı bırakabiliyor ve böylece Blu-ray filmler sorunsuz bir şekilde PC’nin sabit diskine kopyalanabiliyor. Sonrasında PowerDVD Ultra (7.3.3319 sürümüne kadar) veya Nero ShowTime HD gibi yazılımsal oynatıcılar, diskteki filmleri okuyabiliyor. İkinci kopya koruması olan bölge koduyla da AnyDVD neredeyse baş edebiliyor. Yine de bu koruma filmin DivX HD gibi farklı bir formata dönüştürülmesine engel oluyor. Fakat bu durum ancak boş Blu-ray medyaların satın alınmayacak derecede pahalı olduğu sürece “rahatsız edici” olacaktır.
DVD’lerde olduğu gibi, kopyalanma dalgasına kapılmamak için Blu-ray üreticileri bir arka kapı oluşturmuş durumdalar: Bazı şartlar altında çalıntı kopya oynatan cihazlar internet veya özel bir kara liste sayesinde “yasak” cihazlar arasına alınabiliyor ve yeni çıkan Blu-ray diskler ile kilitlenebiliyor. Yani çalıntı kopya oynatırsanız bu sizin son Blu-ray oynatışınız olabiliyor. Şu ana kadar bu yöntem kullanılmadı ve kullanılmayacak gibi gözüküyor. Zira bu yöntem ile “güvenilir” cihazlar da yanlışlıkla kilitlenirse bu durum Blu-ray’in popülaritesi için resmen bir zehir etkisi yaratır.
HD kaynağı olarak internet, BD’den daha mı iyi?
Belki gelecekte… Ama önümüzdeki birkaç sene için henüz değil. Zira internet, Blu-ray ile kalite kulvarında kapışabilecek bir HD içeriği sunamıyor. 50 GB’lık film içeriğini şu anki DSL hızları ile indirmeye çalışanlar elbette vardır. Ama sabredemeyenler iTunes’daki HD fırsatları veya yakın zamanda YouTube ile yetinmek zorunda kalacaktır. Kısacası en yüksek görüntü ve ses kalitesini şu an için sadece Blu-ray sunuyor.
-
Yorum YAZ!
Televizyonun mucidi aynı zamanda ilk video kaydedicinin de mucididir: 1826′da John Logie Baird gramafonla aynı ilkeyi kullanarak 25 cm. çapındaki balmumu bir diskin üzerine görüntü kaydedebilen bir aygıtın patentini aldı. Philips Electronics firması Philips Lazervision ile diskin üzerine görüntü kaydetme fikrini 46 yıl sonra yeniden icat etti; 1972′de tanıtımını yaptıkları bu aygıt ABD’de 1980′de, Avrupa’da 1982′de piyasaya sürüldü. Ayrıca Philips ile Sony firmalarının ortak olarak CD’yi piyasaya sürdükleri tarihtir. (1982)
Lazer okuyuculu videodisk ve CD, James T. Russell’ın icadı olan optik diskten türemiştir. Russell, vinil plakların pikap iğnesi yüzünden aşınıp yıpranmasından bıkmış ve 1965′te bilgiyi lazerle okunacak şekilde bir disk üzerine kaydetme fikrinin patentini almıştı. Philips firması, Russell’ın fikrini video görüntülerini kaydedecek şekilde genişletti ve 1969′da Klaas Compaan ve Piet Kramer, video uzunçalarını geliştirdi: 30 cm’lik video diskin ilk tanıtımı 1972′de yapıldı ve 1980′de Lazervision adıyla piyasaya sürüldü. Bu arada, 1975′te Philips’in ses üzerine sürdürülen AR-GE çalışmalarını yürüten mühendislerden Lou Ottens, sesi küçük bir optik disk üzerine kaydetmek için çalışmalar yapıyordu: Sony ile ortak geliştirme çalışmasından sonra, 1982′de yaygın olarak kullanılan 4,8 inçlik (12 cm) kompakt diskler piyasaya çıktı; bu buluş daha sonra da CD-ROM olarak bilgisayarlara uyarlandı.
Baird’in diski ile Philips’in Lazervision’ı zamanlarının ötesindeydi. Doğru düşünülmüş icatlardı ama kullanılmaları pek mümkün değildi. Bununla birlikte, disklerdeki ve lazer teknolojilerindeki ilerlemeler 1990′larda Philips, Sony, Matsushita ve Toshiba’nın “sayısal çok yönlü disk” (DVD) i geliştirmesine öncülük etti. CD ile aynı boyuttaki DVD daha fazla bilgiyi depolayabiliyordu. Bir filmi kaliteli olarak görüntüleyebilecek kadar bilgiyi depolayabilmesi sayesinde görüntü kaydında video kasetlerin yerini aldı.Biliyor Muydunuz?İlk CD prototipinin boyutu, kayıt süresini 74 dakikaya çıkarmak üzere 4,6 inçten (11,5 cm) 4,8 inçe (12 cm) çıkarılmıştı; çünkü Sony’nin yönetim kurulu başkanı Akio Morita’ya göre bir CD, Beethoven’ın Dokuzuncu Senfonisi’nin sığacağı boyutta olmalıydı. Morita, Berlin Filarmoni Orkestırası’nın şefi Herbert von Karajan’ın dostuydu; Karajan’ın yönetiminde seslendirilen bu senfoninin en iyi performans olduğu genel kabul görür. Karajan’a göre CD’lerle karşılaştırıldığında “diğer herşey havacıca” gibi kalmıştı.
Arabalardaki ve portatif CD çalarlardaki sarsıntı önleme sistemi, diskçalar sarsıldığında lazer okuyucunun müziği atlamasını fiziksel olarak önlemez. Bunun yerine, çalan müzik ile lazerin okuması arasında bir gecikme olur, yani makine sarsıldığında en son nereyi okuduğunu hatırlayarak oradan okumaya devam eder. Philips, CD aygıttan çıkarıldığında bile belirli bir süre müziği çalmayı sürdüren bid diskçalarla bu özelliğin tanıtımını yaptı.
Bir milyon satış rakamına ulaşan ilk CD, Dire Straits’in Brother’s in Arms adlı albümüdür. (1986)
-
Yorum YAZ!
DVD´si çıkacak yeni film sayısının çoğalmasına az kala, Pioneer ev sinema sistemi DCS-580´i piyasaya sürüyor.
Ray olayının daha pek yaygınlaşmadığı ülkemizde, sinemaseverlerin ev sistemi tercihi genellikle yüksek tanımlı DVD oynatıcılar yönünde oluyor. Pioneer da bu fırsatı kaçırmıyor ve bilimum diğer alan gibi fişm piyasasının da yeniden canlanacağı sonbahar aylarından önce yeni ev sinema sistemi DCS-580′i tanıtıyor.
Türkiye’de Eylül ayından itibaren satışa sunulacak Pioneer DCS-580 DVD’li ev sinema sistemi, MCACC özelliği sayesinde tek tuş ile bulunduğu odanın akustiği analiz ediyor ve ses ayarlarını ortama uygun olacak şekilde kendisi düzenliyor. Sistem, CD, DVD, MP3, WMA, MPEG-4 uyumlu ve USB girişine ve 1080p üst-ölçekleme yapabilen HDMI arayüzüne sahip. Dolby Digital ve DTS Dijital Surround gibi ses formatlarında yayın yapabien sistem, dört adet kule tipi hoparlör ile merkez hoparlör ve subwoofer’ı sayesinde sesin düzgün dağılmasını sağlıyor. Ne dersiniz, Blu-ray gelene kadar idare eder mi? -
Yahoyt.com
-
Yorum YAZ!
Yıllar öncesinde yaşanan Beta ve VHS video formatlarını anımsatan Blu-Ray ve HD-DVD savaşında bu sefer galip Sony’nin desteklediği Blu-Ray oldu gibi görünüyor
Dünya Savaşı’nda Almanlar kaybedince biz de kaybetmiş sayılmıştık. Benzeri bir olay da 1980′li yıllarda Sony’ye güvenip video oynatıcılarımız için Beta formatını seçmemizle yaşanmıştı. Sonuçta bu yarışı yine Japonya kökenli JVC’nin geliştirdiği VHS formatı kazandı ve DVD döneminin ortalarına kadar da hâkim medya olarak ağırlığını korudu.
VCD ve DVD devrinin ardından gelişmiş ses sistemleri ve yüksek tanımlı (HD) televizyonlarla donanmış evlerin daha kaliteli bir formata ihtiyaç duyduğuna karar verildi ve yeni nesil DVD formatının çalışmalarına başlandı. Bu sefer tarafları Blu-Ray ile Sony ve HD-DVD adını verdiği formatla Toshiba oluşturuyordu. Her ikisinin de avantaj ve dezavantajları bulunuyordu. Blu-Ray daha fazla kapasite ve etkileşim sunarken HD-DVD daha ucuz maliyet vaat ediyordu.
Bu kutuplaşmada kaderi belirleyecek film stüdyoları da kısa bir bocalamayla kamplar arasında dağıldı. Bazı stüdyolar filmlerini her iki formatta da çıkarmaya karar verdi.
2006 yılının 31 Mart’ında HD-DVD, 20 Haziran’ındaysa Blu-Ray filmler piyasaya çıktı. Blu-Ray formatın geliştiricisi Sony sahip olduğu ve aynı zamanda ilk Blu-Ray cihazı Playstation 3 ve film şirketi Sony Pictures sayesinde arayı açmaya başladı.
Geçtiğimiz günlerde gelen açıklamaysa HD-DVD kampını oldukça zora soktu. Dünyanın en büyük stüdyolarından Warner Bros. ve Paramount Blu-Ray formatına geçtiğini duyurdu. Şubat ayında benzer bir hareket de Universal’dan bekleniyor.





